Bahtsız prensesler: Grace Kelly sonerium yazdı..

Cannes Film Festivali’nde gösterilen The Swan (Kuğu) adlı filmde bir prensesi canlandıran Kelly bu rolün onu gerçekten bir prensese dönüştüren yolu açtığının farkında mıydı bilinmez.
Kendi çabalarıyla zengin olan Philadelphia’lı zengin bir adamın üçüncü çocuğu olan Grace Patricia Kelly, henüz 12 yaşındayken ilk sahne deneyimini yaşadı. Bu sadece bir okul piyesiydi ama onun geleceğinin kapılarını da açtı.
Daha lisedeyken okul yıllığında bir yıldız olmayı kafasına koyduğunu yazmıştı arkadaşları. American Dramatic Academy of Arts’a kayıt oldu.Ailesi oyuncu olmasına karşı çıkınca fotomodel olmaya karar verdi. Kısa sürede yapımcıların dikkatini çekti. 22 yaşındayken kamera karşısına geçti ve Fourteen Hours adlı filmde rol aldı. Hemen ardından da ona büyük ün kazandıran High Noon geldi. Pek çok filmde rol alan aktris The Country Girl filmi ile En iyi Kadın Oyuncu Oscarını kucaklamıştır.

Soğuk sarşınlara olan takıntısıyla ünlenen yönetmen Alfred Hitchcock, Grace Kelly’ye de kayıtsız kalmadı. Gerilim ustasının “Dial M for Murder”, “Rear Window” (Arka Pencere) “To Catch a Thief” (Kelepçeli Aşıklar) adlı filmlerinde oynadı. Cannes Film Festivali’nde gösterilen The Swan adlı filmde bir prensesi canlandıran Kelly, filmin galasına gelen Monako Prensi Rainer ile tanıştı. Prens, O’nu görür görmez aşık oldu. Kısa bir süre sonra Grace Kelly ve Prens Rainer,18 Nisan 1956′da dünya evine girdiler. Artık kendi sarayının prensesi olan Kelly, Hollywood’a veda etti.Kendini ailesine,üç çocuğuna ve sosyal yardım faaliyetlerine adadı. Ancak bu masal da trajik bir yekilde sonuçlandı. Kelly, henüz 52 yaşındayken küçük kızı Stephanie ile birlikte geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını kaybetti.

Related Posts with Thumbnails
20 Eylül 2010 , 13:32
Kategori: Çok güzel şeyler bunlar
, , , , , , , , ,

Yorum Bırak